bundan yıllar önce birisi size çıkıpta bir futbol maçını tamamen başka gezegenden gelen yabancıların seyredeceğini söylese ne derdiniz :) "space jam"deki canavarlarla Jordan ın başını çektiği Looney Tunes karakterlerinin maçındaki seyirciler gibi herşeyden mutlu afyon çekip gelmiş, yada "ne içtiyse bunlar bana da ondan getirin" dedirtecek bir seyirci kitlesi olacak deseler herkes kahkahayı basardı :) işte tam da ona benzer bir aktivite yaşandı dün gece Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda... inanabiliyormusun okuyucu tam 41000 kadın ve çocuk yani yangında ilk kurtarılacak, federasyonun çıkardığı yangının ortasına atılarak söndürme çalışmalarına yardımcı olmaya çalıştı...
kimisi daha önce erkekleriyle(yahu kocası sevgilisi erkek arkadaşı kardeşi babası amcası hepsinin ortak noktası erkek olmaları :) ) beraber gittikleri maçlarda öğrendiklerini uygulamaya çalıştılar... safane duygularla ve hareketlerle ezildiğini öngördükleri takımlarını canı gönülden desteklediler... bazıları da torunlarını çocuklarını götürmüşler maça ve bu o kadar belliki bazı teyzelerin ilgisizliği, maçı bırakıp "öyle bir geçer zamanki" izlemeye koyulmuşlar :)

işin komik tarafı orda bulunma ihtiyacını hissetmek... ama bunun yanında bir diğer gerçek var ki o da biletlerin federasyon tarafından bedava verilmesi ve bunun karşılığında kulüplere ödeme yapılması... yani geniş bir açıyla baktığımızda federasyon aslında ne yapıyor... tam manasıyla savaş yerine çevirdiği futbol arenasını kadın ve çocukları öne sürüp kalkan olarak kullanarak kendisini kurtarmaya çalışıyor... sanırım ilk örneğini fenerbahçe gibi; stadı şehrin orta yerinde olan ve seyirci kitlesi, yönetimin ve kulübün "küçük emrah" ı oynaması sebebiyle takımını yalnız bırakmayacak olması nedeniyle iyi bir örnekle yaptı... GS maçı olsa kimsenin kalkıpta; dağın başında yapıp,bizi kandırıp bir de büyük bir ganimet bağışlamış gibi lanse ederek verdikleri Türk Telekom Arena'ya gidip GS ı böyle destekleyeceğini sanmıyorum... Zaten gitselerde o kadınlar çocuklar metroda yada otobüslerde yollarda telef olurlar :)
bre adam hiç mi güzellik katmadı bu aktivite neden başımızda felaket tellalı gibi konuşuyorsun diyebilirsiniz... haklısınızda.ne güzeldi öyle tribünler değil mi... insanın sosyal eğlence olarak en fazla vaktini takımı ve maçları alıyorsa tabii ki bu kadar kadını orda görmek ister :)) hele ki bir meslektaşımın(mühendis) yaptığı hesabı kendi kelimeleriyle sansürsüz yayınlamak isterim :) ki şöyle der kendileri :
- lan 41 bin kişi var orda bunun 10 bini çocuk 10 bini evli olsa geri kalır 21 bin
- 10 bini çirkin olsa ki nefes alıyolar
- 11 bin kalır
- evdemisin hala...
evdeydim ve evde kaldım... ben o kadar kadının aynı anda konuşmasını bile hayal etmek istemiyorum.. nasıl bir baş ağrısı aman allahım :)) devre arasında maçlarda genel itibariyle bir sessizlik bir dinlenme hakim olur...41000 kadın(çocukların ses yapma oranını da kadınlara eş aldım...FYI) dile kolay... nasıl bir kıyamet oluşturur :))
yalnız vatandaşın bir tanesi(daha sonra bireysel sporcu antrenörü olduğu belirtildi ama umrumda mı :D ) o maçı 41000 kadın ve çocukla izleme zevkine(?) nail oldu... umarım pişman olmamış ve kendine bir ömür yetecek çıkarımları yapmıştır :))) ha kim mi şahıs bakın aşağıdaki resimde güzel ablamızın arkasına sinmiş top sakallı :))

bir de çıkacak felaket senaryolarını düşünelim... bizim gibi en büyük silah tehdidi anne terliği olan bir toplumun kadınları maça gidipte izledikleri durumdan hoşlanmayıp terliğe ayakkabıya aynı anda davransa :)) offf 41000 çift silah mermisi :D o stadın üstünü bir kapatır hakem o zeminde futbol oynanmayacağı için maçı tatil edebilirdi :)) yada sahaya indiğini düşün bu taraftarın... gerçi 41000 kadın(çocukları şimdi yok sayalım birazcık) tarafından kovalanmakta hoş bir durum gibi gözükse de sakıncalı olabilir :D
konunun hoş taraflarından birini daha anlatıp yazıyı bitireyim değil mi okuyucu... FB seyircisinin üzerindeki takımının negatif sonucunu kabul etmeme hastalığı yine kendini gösterdi...maç sonunda maçın 2-1 FB galibiyeti ile bittiğini zanneden kadın taraftarlar gayet gururlu ve görevlerini yerine getirmiş sanıyorlardı kendilerini :)) sanırım federasyonun maçlara gelecek kadınlara bir ofsayt dersi vermesi gerekli :)))
sözlerimi Atatürk'ümüzün ünlü sözüne atıfta bulunarak bitiriyorum okuyucu...
" ben kadının akıllı, becerikli, güzel ve aynı zamanda ofsaytı bilmeyenini severim..."
hadi bakalım sanada atacak yazacak yorum konusu çıktı malzeme sıkıntısı çekmiyorsun...
ReplyDelete