Monday, 19 September 2011

Galatasaray - Samsun hakkında...

Sezonun ilk iç saha maçına giderken ne kadar heyecanlıydım bilemezsiniz...tamam yahu heyecan falan yoktu azcık endişe vardı her zamanki huyumu sergileyip geç kalacağım diye :)
Ancak beklenmeyen oldu ve maça geç kalmadım( pardon hikayenin tadı kaçtı şimdi sonunu anlatınca :P) Neyse maç hikayemize dönelim...

Öncelikle maça gidişte taraftara yeniden otobüs alternatifinin kazandırılması güzel bir davranış...birde 18:00 otobüsünü kaçırmasaydım 1 dk ile :) 18:30 otobüsüyle başladığımız serüvenimizde bir detay daha vererek geçelim...otobüste stadda yada dönüş yolunda etrafındakilerle herhangi bir konuda tanışmadan etmeden konuşmak çok güzel birşey.. nede olsa konuşulacak tek konu GS(bundan sonraki tüm yazılarda Galatasaray bu şekilde ifade edilecektir..saygıdeğer kamuoyu bilginize..bkz.. FYI)

1 saatlik yolculuğun ardından gelişigüzel bir yerde indiğimiz otobüsten stadın ilgili kısmına ulaşana kadar bayaa yürümek zorunda kalmamız, maçlara geldiğimiz için bile sportif etkinlikte bulunduğumuzu gözümüze sokuyor... yerime ulaşmak için çıktığım merdivenleri de hesaba katarsak ooooo... ha bu arada çıkarken de bize yaşattıkları bir merdiven ve çıkışkapısı eziyeti vardıki bunu anlatıp yazıyı kin ve nefret duygularının hakimiyetine bırakmıycam...yarın bir gün hangi sporlarla uğraşıyorsunuz derlerse GS maçlarına giderim dicem.. banane dicem işte...

ve işte o an.... "Home Sweet Home" nidaları içinde önümüzdeki 1 sezon boyunca bana ait olan yerdeyim...tamam abartmayalım altı üstü plastik bi koltuk ve önünde metal korkuluk...stadın dik olmasından mütevellit tehlikeye binaen koyulmuş korkuluk..karga kaçırdıgı yok :)

Neyse yerimize oturup maçımızı izlemeye koyulalım telaşında tribünde tanıdık yüzler görmek kombine bilet sahibi olmanın yan etkileriymiş sanırım :) memetin(memet:birlikte kombine aldığımız konsantre holigan, GS taraftarı arkadaşım) diğer tarafındaki abinin ilk kez sakal traşı olmuş halini görmek enteresandı :) ben o sakalları default sanıyordum :) bu arada abimiz gayet içten samimi ve sempatik bir insandır...abinin adını da bilmiyorum ama gönlünü almışımdır herhalde :))

Maça başladık nihayet taraftar için hazırlanan bayrakları sallayalım dedik ama bizim sıraya dagıtılan bayrakların üstüne sigara külü düşürmüşlerki hepsi yanık defoluydu :P garip... maça hızlı başlamak istedik ama beceremedik pek... ancak bi ara uzaktan bir gol bulduk ilk yarıyı önde kapadık...ikinci yarıda, maç sonrasında nereye kaybolduğu tespit edilemeyen :P Sarp Mustafa nın sus işareti yapan parmağından önce attığı şans golünü izledik...peşine de bizim cengaver, yedekten gelen forvetimiz Elmander in golü ve yaptırdığı penaltıyı değerlendiren Selçuk un sayısı ile maçı 3-1 kazandık...

Maçta göze çarpanlar: beklerimizin istekli fakat yeteneksiz oluşları, Eboue nin orta alanda uyumsuz fakat çalışkan oyunu, Baros ve Kazım ın muhtemelen önümüzdeki maçlarda kesik yeme ihtimallerinin kuvvetlenmesi, Gökhan Zan ın zan altında kaldığı saçma sapan ara pası denemesi sonucu hain evlat ökkeş modundaki Sarp Mustafa nın golü ve son olarakta Riera nın "kumaşım budur gardaş,ilerde kesip biçip ne mintanlar dikicem size" demesi oldu... Fatih Terim in ( ilerdeki her yerde FT olarak anılacaktır) takıma müdahelesi ve oyun içerisinde taktik değişikliklere dahi gidebilmesi, geçtiğimiz senelerde oyundan haftalar önce belli olan değişiklik dakikalarında belli olan oyuncuların oyuna alındığı Rijkaard yönetiminden sonra çölde çay(filmi hala izlemedim) ferahlığı gibi gelmiştir... Takım birbirine ve birlikte maç oynamaya alışınca bayaa keyifli olacak sanıyorum...

Samsunspor da sanırım diğer takımlarla oynanacak maçları hedeflemiş ve ligde kalmaya yönelik küçük hesaplarla boğuşacak gibi görünüyor... ciddi manada hala Bank Asya 1. lig takımı gibi oynuyolar...

Sabri Sarıoğlu(Bundan sonra SS olacak) ndan notlar: öncelikle sabri maçtan önceki şutlarda yüksek isabet kaydetti(2/3 sanırım :P ) ancak bu bile kaptan olmasına rağmen, maç öncesi takım kadrolarının okunması esnasında isminin zikredilmesine yetmedi :)) maçta da kör gözüne parmağım modunda yada aslı her neydiyse o şekilde, diagonal paslar(özlemiştik GS maçlarında) kendisine sürekli atıldı. Ancak nerde SS da o diagonal kabiliyetler... sonuç: büyük kaptan takımı buraya getir, ama sen gelme mümkünse :P

İnanmazsınız geri döndük ordan eve...ordamı yatacaktık tabi ki döndük ... yine İBB nin geçen haftaki maçı müteakiben geçtiği kıyaktan(?!?) yararlanarak(bu arada otobüs paralarını ödeyen GS kulübümüze teşekkürler ) eve sardalya modunda ama erkenden gelme şansı yakaladık... yetkililerden Alt Bostancı otobüslerini artırmalarını istiyoruz maç çıkışlarında... Neyse efendim eve dönüş yolunda berbere uğramam ve üzerimdeki saç sakal fazlalıklarını bırakmam neticesinde kapıyı açıp günün ikinci "Home Sweet Home" unu demiş bulundum...

İlk GS yazımı bitiriyorkene belirtmekten hicap duymuyor gurur duyuyorum sevgili okuyucularım...

"...Bize her sevdadan geriye kalan sadece Galatasaray..."

3 comments:

  1. facebookta profilini yoruma kapatan hasan yorumculuğa soyunmuş iyi de olmuş gibi ama ilk 4 paragraf geyik yapma be kardeşim..

    ReplyDelete
  2. malik'e katılıyorum. ilk 4 paragraf geyik yapmasan güzel olurmuş cidden. yine de güzel. aferin. yakında iddia tahminleri de bekliyoruz :)

    ReplyDelete
  3. hahhhaha(demode gülme efekti) melek veya malak dediğim olmuştur ama kendisi malik tir çocuğun belirttiği gibi :) ayrıca bu salt bir futbol maçı yorum yazısı değildir... aktivite yazısıdır...ilk 4 paragraf son 4 paragraf yoktur...tamamı vardır..imla kuralları önemsizdir...niyet halistir...art niyetler bensizdir...eleştiriler yorumlar had mertebesinde sınır tanıdığında engellemek gereksizdir... falan filan...

    ReplyDelete